Anasayfa » Seyahat Sektorü » Havayolları » ‘Seyahatin Altın Çağı’ Aslında Nasıldı ?
Havayolları

‘Seyahatin Altın Çağı’ Aslında Nasıldı ?

seyahatin-altın-cagi8_tg
Beste Eşerler
Beste Eşerler
21 Eylül 2015

Bu kez seyahatin altın çağına #tbt yapıyor ve sizi uçmanın bir altın tozu etkisi yaptığı döneme götürüyoruz. Yolcuların en iyi kıyafetlerini giydiği, uçaklarda yolculara gurme lezzetlerin sunulduğu, koltukların şimdikinden 3 kat daha büyük olduğu… Diğer taraftan bu lükse ulaşamayanların acımasız ırkçılık ve cinsiyetçiliğe maruz kaldığı, uçak koridorlarının puro dumanı koktuğu döneme…

Yani, seyahatin altın çağı olan 50 yıl önce durum aslında nasıldı?

 

Yıldızlarla uçabilirdiniz.

seyahatin-altın-cagi_tg

Trans-World Airlines

Şimdiler var olmayan Trans-World Airlines, bir zamanlar « Yıldızlara Ulaşan Havayolu » sloganıyla gerçekten de seyahatin altın çağı tarzına uygun olarak ünlü ve zengin bir havayoluydu.

Bu iddiasını aralarında Sophia Loren, Rolling Stones, Elizabeth Taylor, Orson Welles, Martin Luther King gibi isimlerin de bulunduğu yolcu listesi de kanıtlar nitelikte.

 

 

…Tabi fiyatlar da oldukça uçuktu.

seyahatin-altın-cagi3_tg

Havaalanında bilet almak için bekleyen birinci sınıf yolcuları

Şaşırabilirsiniz ; ama 1958 yılında Los Angeles – New York uçuşunda bir koltuk için ödemeniz gereken ücret tam 208 $’dı ki bu, bugünün parasıyla yaklaşık 1,570 $’a eşdeğer.

 

 

Uçakta eğlence ve alkol ücretsizdi.

seyahatin-altın-cagi2_tg

Uçakta vakit geçiren yolcular

Uçağın resmi eğlence birimi, seyahatin altın çağında alkol olarak kabul ediliyordu. Henüz sinema sisteminin kabine girmediği bu zamanlarda, canı sıkılan yolcular eğlenmek için özenle hazırlanan kokteyllerini yudumluyorlardı.

 

 

Yine de ırkçılık sınır tanımıyordu.

seyahatin-altın-cagi4_tg

Irkçılığa aldırmayıp özgürce seyahat eden yolcular

Ne yazık ki bu ayırım havada da varlığını sürdürüyordu. Hatta siyahi bir yolcu yalnızca beyaz yolculara hizmet verildiği gerekçesiyle uçaktan atıldığı için havayolu şirketini mahkemeye verdi ve davayı kazandı.

Yine de bu ayrım 1963 yılına kadar bazı havayolu şirketleri tarafından fazlasıyla benimsendi.

 

 

Havaalanı güvenliği hakkında endişelenmenize gerek yoktu.

seyahatin-altın-cagi5_tg

1960’larda yeni iniş yapmış bir uçak

Uçağınızın hareket saatinden yalnızca yarım saat önce havaalanında olmanızın yeterli olacağı bir dönem düşünün. İşte seyahatin altın çağı size bu rahatlığı sunuyordu. Çantanızda sıvı taşımanın herhangi bir sıkıntı yaratmıyor, tahmininizden çok uzun süren güvenlik kontrolünde saatler harcamanıza gerek kalmıyordu.

 

 

…Yine de güvenliğiniz konusunda endişe duymakta haklıydınız.

seyahatin-altın-cagi6_tg

New York’ta bir uçak kazası

1960’larda her 200,000 uçuştan biri ölümle sonlanırken bu sayı günümüzde 4,2 milyon.

 

 

Aslında günümüzden daha hızlı seyahat ediyordunuz.

seyahatin-altın-cagi7_tg

Uçuş hızı yüksek concorde cinsi uçaklar

Yakıt tasarrufu : çevre için mükemmel, uçuş süreleri için kötü. İşte, yakıt tasarrufunun pek de dikkate alınmadığı seyahatin altın çağı, yaptığınız yolculukların süresi için de altın değerindeydi.

 

 

…Ama şirketler bazen son derece cinsiyetçi olabiliyordu.

seyahatin-altın-cagi8_tg

Kadının dış görünüşüyle ön plana çıktığı havayolu şirketleri

Uçuş görevlisi kavramından önce seyahatin altın çağı hosteslerin dönemiydi. Çoğu zaman bu hostesler oldukça cinsiyetçi bir yaklaşımla seçiliyordu : kadınsı, iyi görünümlü ve fazlasıyla ‘beyaz’.

1970’li yıllarda bazı kadın hakları dernekleri girişimleriyle havayolu şirketlerindeki bu cinsiyetçi yaklaşım engellenmeye çalıştı ve 60’lı yıllarda oldukça etkili olan bu görüşü kırmayı başardılar.

Yine de o üniformalar zihinlerden asla çıkmayacak…

İlginizi Çekebilecek Yazılar
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Profil_foto_yorum





POPÜLER YAZILAR
SON TWEETLER
Başa dön